Kuruculari Louis Botto'nun 10. olum yildonumu icin Erkek korosu Chanticleer bir Mes ismarladi. Adi "Ve Dunyada Baris: Bir Chanticleer Mesi". Eser Katolik, Yahudi, Musluman ve Ortodoks geleneklerini kullanan bes besteci tarafindan yazildi. Her besteci degisik liturjik bolumler kullandi. Eser Warner Classics tarafindan CD olarak yayimlandi bile…Benim kulaklarim icin esere en onemli katki cok acik farkla Turk Amerikali besteci Kamran Ince'den geldi. (Ince) Gloria'da "Allahin havasini" kutlayan Sufi sair Jelaleddin Rumi'nin bir siirini sarhos eden bir sekilde uyarladi. Ince'nin muzigi muthis guzel ve supriz melodik gamlari nuansli fakat geleneksel tonal armonilerle ve sololarla harmanliyor. Sonuc her gunki hayatta bulacagimiz guzelligin guclu bir ifadesi"
Joshua Kosman, San Francisco Cronicle


"(In White CD'sinde) İnce Akdeniz melodilerinin parıltıları, dini ayin ihtişamının anları, Bach benzeri keman soloları ve sivri dilli, disonant atışmalar ile vurgulanmış, heybetli, hayal alemine sürükleyen seslerden kilimler dokuyor. Bir kuyumcunun işlemesi gibi, İnce de her referansı ve çağrışımı alıyor, cilalıyor ve her bir halkası ışıldayan bölümler haline dönüştürüyor. 'Flight Box',--uçağın karakutusuna değil, mimar Santiago Calatrava'nin Milwaukee Sanat Müzesi'ndeki, adeta havalanmış Quadracci Pavyonu'na atıfla--yaylılar tarafından duyurulan ve vokal yapan koronun kısa bir süre sonra girmesi ile sönen bir dizi sesleniş ile açılır. Bakır üflemelilerin yürek hoplatan patlaması ve yükseklerde gezinen trompetlerin gösterişi, hararetli bir titizlikle çalınan tam-gaz Türk usulü 'jam session' a geçmeden önce hakim olan saygılı ruh haline bir tutam dehşet katar. Eser, gücünü--büyük bir uçakta havaya doğru fırlatılırken hissedilen o durağanlık duygusunu yansıtan--ağırbaşlılık ile çılgınlığın üstüste oturtulmasından alır. Altın bir zincire geçirilmiş renkli taşlar gibi ışıldayan bölümler törensel ve agresif ruh halleri ile semazenlerin kendilerinden geçmesini çağrıştıran bölümler sıra ile yer değiştiriyor."
--Justin Davidson, Newsday (2002 Pulitzer Eleştiri Ödülü sahibi)
Sounds in the Key of Life'tan alıntı



"Kamran İnce, güzel ve her zaman heyecan verici post-minimalist müzik. Northeastern etiketiyle (1995) çıkan eserlerinden oluşan ilk CD beş buçuk yıl önce American Music Center'a geldiğimde dinlediğim ilk CD'lerden biriydi. Bu sayede, her ne kadar çağdaş Amerikan müziğini bildiğimi zannetsem de, onun müziği radarıma takılmasaydı, kesinlikle yeterli derecede bilgili sayılmış olamayacağımı fark ettim. Aslında CD, radyo repertuvarı önerilerimin ikinci listesi olan 'Bir Başka Yüzyıl Listesi' için bir nevi katalizör oldu. Daha sonra onu Decca/London'ın yeni müzik serisi Argo'dan çıkan orkestra eserlerinden oluşan bir CD ve arkasından Albany'den çıkan bir oda müziği CD'si izledi. Bu sefer ACF'nin Innova serisinden çıkan en yeni CD'si (In White), aynı çizgiyi, değişik güçler için yazılmış beş eser ile sürdürüyor. Bir caz big-band'ine yakın (saksafonlar, bakır üflemeliler) fakat davulların yer almadığı, keman, viyolonsel ve yedi sesin eklendiği enstrümantasyonu ile Flight Box, 2001'in başlarında yazılmış olup 11 Eylül olayları ile hiçbir ilgisi yoktur. Aslında İnce'nin tutkulu müziği, Memphis ve İstanbul'daki hocalık görevleri için sürekli çıktığı global yolculukların tetiklediği duygulardan ilham almıştır. Ben de bu uçuşta olmak istiyorum! Solo viyolonsel için MKG Variations, J.S.Bach'tan--viyolonsel süitlerinden ziyade Goldberg Çeşitlemelerinden--esinlenerek yazılmış, sakin içe dönük bir eser. Daha sonra solo gitar için düzenlenmiş bir versiyonu da bulunuyor. CD'nin ortasında yer alan ve keman ve oda müziği topluluğu için yazılmış oldukça gösterişli bir konçerto olan In White, Rodrigo'nun Concierto de Aranjuez'inin orta bölümünü anımsatan bir melodi ile açılır, fakat yavaş yavaş daha gizemli, politonal Michael Nyman ile George Crumb kırması ses alemlerine yolculuk yapar ve dolu dizgin, şefkatli bir romantizm patlaması ile devam eder. Eser, Küçük Asya'daki Hristiyan ve Müslüman mimarisinden ilham almıştır. Solo piyano için In Memoriam 8/17/99, Türkiye'nin Marmara bölgesindeki deprem felaketine karşı duyulan çok dokunaklı, içli bir tepkinin dile getirilmesidir. Son olarak, Turquoise, önceden tahmin edilemeyen ve rock tarzında (kasıtlı bir kelime oyunu olabilir) bir eser. 20.yüzyılın her yerde karşımıza çıkan 'Pierrot' topluluğuna (flüt, klarinet, keman, viyolonsel, klavye ve perküsyon)--burada Stalheim'in çaldığı-- trompet eklenmesiyle yazılmış olan bu eser, tam da Bang On A Can All Stars'ın ses dünyasına uygun bir müzik. Bu topluluğun ona eser sipariş etmesi lazım!"
Frank Oteri, New Music Box


"(In White CD'sinde) Apaçık ortaya çıkan ise, İnce'nin müziğinin nasıl bu kadar düşünceye dalmış bir özü devam ettirdiği pozitif anlamda ritmik aktivitelerle vızıldayan bir yüzeyin altında dinginliğini muhafaza ediyor."
Ken Smith, Gramaphone


"İnce'nin MKG Çeşitlemeleri (gitar versiyonu), tam bir 'açığa vurma'. Bir sokakta yürümekte olduğunuzu düşünün ve karşıdan size doğru birileri yaklaşıyor. Gayet normal görünüyorlar, ama sizi geçtikleri anda üzerinize atlıyorlar, yakanıza yapışıyorlar ve sarsıyorlar. Sizi serbest bırakıyorlar, etrafınızda çember çiziyorlar ve yine üzerinize atlayıp sarsıyorlar. İşte eserin yaptığı da bu -- biraz sonra yeniden sessizliğin içinde kaybolacak ve eser boyunca sadece aralıklarla meydana gelecek ses patlamaları."
Guitarra Magazine


" İnce'nin müziği farklı stillerin bir füzyonunu sergiliyor ve 'adaleli, ilkel ve neo-romantik' olarak betimleniyor. Güçlü bir Doğu bileşeni olmasına rağmen, (belki de Ives etkisindeki) Amerikan elementi de göz ardı edilmemeli. Burada (Naxos'un orkestral Kamran İnce CD'si) sunulan herşey programlı müzik, ve senfonilerin gerektirdiği güçler, piyano, ilave perküsyon, synthesizer ve elektrik bas gitarın da katılımıyla çok geniş. Bu CD, önemli bir serinin en ilginç örneklerinden biri. İnce farklı etkileri bir potada eritmiş, fakat özgün bir ses. Tarihin kudretini kullanarak modern dünyada yankı yapan bir izlenim yaratıyor. Çağdaş müzik meraklılarının aramaya koyulmaları için muhtemelen benim dürtmeme ihtiyaçları yok, ama belki çağdaş müziğe şüpheli yaklaşanlara bu CD'yi denemeleri için meydan okuyabilirim. Sadece birkaç pound fakirleşirler ve hayrete düşebilirler."
Patrick C Waller, Music Web International


" ('Viyana Kuşatması' başlıklı 3. Senfonisinde) İnce esaslı bir enstrümantasyona başvuruyor ve standart orkestrayı piyano, synthesizer, elektrik bas gitar, dört Wagner tubası ve geniş bir perküsyon seti katılımıyla genişletiyor. Böyle güçler ve 'City Under Siege' ('Kuşatma Altındaki Şehir'), 'War of the Walls' ('Duvarların Savaşı'), ve 'Final Assault' ('Son Hücum') gibi bölüm başlıkları nedeniyle, insan kakofonik bir gürültü ile karşı karşıya kalacağını sanabilir. Ancak İnce, elindeki güçleri kötüye kullanmıyor, ve bu sayede doruk noktalarına gelindiğinde etkileri çok daha yıkıcı oluyor. Eserin konusu, İnce'nin buna yanıtı, ve hatta müziğin kendisi ile Shostakovich'in 11.Senfonisindeki yaklaşımı arasında birçok yönden paralellikler buldum. Örneğin, İnce'nin 'Forgotten Souls' ('Unutulmuş Ruhlar') başlıklı dördüncü bölümünün donuk, ruhun bedenden ayrıldığı, ölüm-yolunda-yürüyüşün sesle betimlendiği girişini dinleyin. Shostakovich'in girişindeki ölçülerden çok da fazla uzaklaşmış bir ses değildir bu. Benzer şekilde, askeri mücadele ve savaş sahnelerindeki ani, şiddetli patlamaları belirtebilirim. Bu çok etkileyici, renkli ve çağrıştırıcı bir yazı. İnce'nin hem konser salonlarında hem de sinemadaki başarısının nedeni kolayca anlaşılıyor. Bestecinin dördüncü senfonisi ile Respighi'nin Roma Çamları arasında da bir benzerlik buluyorum. 'Sart' başlıklı senfoni, Efes'in kuzeydoğusundaki antik Sart şehri kazılarını yöneten Crawford H.Greenewalt, Jr. tarafından sipariş edilmiş. Hristiyanlık öncesi Anadolu'nun önemli şehirlerinden biri olan Sart, M.Ö.546'da Persler tarafından yağmalanmış ve daha sonra Büyük İskender tarafından fethedilmiştir. İncil'de söz edilen Asya'nın Yedi Kilisesi'nden birinin bulunduğu yer haline gelen Sart, 716'da Arapların hakimiyeti altına girmiş ve son olarak 11.yüzyılda Türklerin eline geçmiştir. Piyano, elektro gitar, bas gitar, ve mandolin ile genişletilmiş orkestra için beş bölümlü senfoni, Sart'ın tarihçesinin müzikal bir tasvirinden ziyade şehrin nehir, dağ, tepe ve kayalıklarının topografik bir portresini çizer. Respighi'nin Çamları gibi İnce'nin senfonisi de sinemasal bir karakteri olduğu kadar, sonsuz bir manzaranın taştan yontulmuş dokunaklı bir yorumu. Domes, flüt/pikolo, klarinet, bas klarinet/Mi bemol klarinet, iki fagot, iki korno, trompet, bas trombon, arp, piyano ve yaylılar için, genişletilmiş bir senfonik şiir. Onu tarif edebilmek için en kolay yol, eserin geneline yayılmış yer-zaman sürekliliğini zorla kabul ettiren ve daha geniş, kapsamlı bir ruh hali ve tempoya dönüşen, birbiri ardına sıralanmış zıt ruh halleri ve tempolardan ibaret olduğunu söyleyebilirim. Sürekli tekrar eden tik-taklı çınlama motifi, kaçış yolu olmayan bir çeşit kurgulu düzeneğin içinde hapsolmuş hissini uyandırıyor bende. Kamran İnce, yeniden ulaşılabilir hale gelmiş, ve en azından yüzeyde, oldukça güzel ve duygusal anlamda çekici bir müzik yazan, yeni nesil Amerikan bestecilerinden biri -- anlaşılan gişe de memnun. İnce'nin yönetimindeki Prag Senfoni Orkestrası müthiş çalıyor, ve Naxos kaydı da kusursuz. Kesinlikle tavsiye edilir."
Jerry Dubins, Fanfare Magazine


"Bu yıl CD'de dinlediğim (Argo/Decca 'Fall of Constantinople' CD'si) en heyecan verici yeni konser müziği. İnce, ortaçağ kompozisyon teknikleri, Ortadoğu halk müziği, Bach koralleri, vahşi perküsyon, ardışık ses kümeleri, ve geç dönem Romantizm stilleri ile modern Rus müziği gibi birbirinden oldukça farklı unsurları birleştiriyor. Ayrıca elektrik gitar, elektrik bas ve synthesizer gibi alışılmamış enstrümanları normal senfoni orkestrası içine atıveriyor. Fakat yine de bu oldukça pitoresk ve çarpıcı müzik avangard olarak nitelendirilemez; açık bir şekilde kendi özgün dili ile anında iletişim kurabiliyor. İnce, sevimli piyano konçertosu 'Remembering Lycia'nın bir bölümünde dalgaların kıyıya vurma sesini betimlemeye kalkışmakla yetinmiyor, ayrıca 15.yüzyıl 'Bizans'ın Düşüşü'nü konu alan beş bölümlü senfonisinde Bizans imparatoru ile Türk fatihi arasındaki 'konuşmaları' da nükteli bir şekilde tasvir ediyor. CD'deki ilk parça olan 'Arches'ı dinledikten sonra, sadece synthesizer yanında beş akustik enstrüman kullandığını okuyunca hayrete düştüm; büyük orkestra etkisi uyandırıyor. Bu dünya prömiyeri kayıtları kaçırmayın."
John Sunier, Audio Magazine


" yürek hoplatan, düşündüren bir eser -- anlamlı bir lirizm ve enerji "
Tom Strini, Milwaukee Journal-Sentinel

» eleştirilerin devamı...